
Çağlayan oldu akıyorlar...
Önce Ankara Tandoğan, bugün İstanbul Çağlayan.
Mitinge katılmak isteyenleri, halk otobüsleri almıyormuş. Biricik başbakanımız kuru kalabalıklar diye yorumda bulunmuş bir önceki mitinge.
Gül cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmiyormuş. Zaten göbek adı olan Cumhur'u da kullanmıyormuş.
Amaç irticaya dur demekmiş.
Kalabalık gittikçe artıyormuş. Herkes bir ağzıdan AKP'ye git diyormuş.
Mustafa Kemal'in askerleri diye bağırıyor bir kadın kürsüden.
Gençler ve kadınlar çokmuş, ümidimizmiş gençler.
Yaratıcı pankartlar açılmış
"Tayyip baksana, kaç kişiyiz saysana!"
"İşte meydan, işte Çağlayan, ananı da al gel Tayyip Erdoğan"
Hükümet istifa ederse, erken seçim olursa, ve gene bu adamlar seçilirse, arşa doğru mu yürünecek?
Birleşin, birleşin, birleşin diye slogan atılıyor şimdi. Muhalefet birleşsin Reco'yu ve saz arkadaşlarını göndersin isteniyor.
Bu ülke için en doğrusunu yaptıklarına inanan milyonlarca insan, hep bir ağızdan KORKMA diye başlayan İstiklal marşımızı söylüyorlar.

Asker, hükümete; hükümet askere diş göstermekten dişleri dökülüyor. Arada ezilen mini mini türkler.
Mitinge giden milyonlar yavrularını Fettullahın okullarına göndermekten rahatsızlık duymuyorlar.
Her şey bir başörtüsüne kilitlendi. Hiçbir islam ülkesinin cumhurbaşkanının yavuklusu başörtülü değilmiş, internet mesajları dönüyor.
Yukarıda gezinen satırlardan dolayı ben bu ülkeye düşman ilan ediliyorum. Kötüyüm, ben kötüyüm. Boktan dizileri yaparak diğerlerini uyuşturan televizyon adamları ekranda bangır bangır Atatürk'ün gençliğe hitabesini okuyor.
İkiye ayrılıyoruz, hızla, hızla..
Ne mutlu Türküm demeyenler, düşmanımızdır diyen bir ordumuz var.
Ne mutlu islamcı bir türküm dersen ne olacak, gene ne mutlu türküm demiş olmuyor muyuz?
Dış basın flaş gelişme diyerek yayınlarını durdurmuş.
Ulus devlet bitmemiş. Bilimi ve akılcılığı korumak, takip etmek için ulus devlet olmak şart mıdır? Azınlıklar kenar süsü müdür? Peki onlar ne mutlu Türküm değil de, ne mutlu Türkiye'liyim derlerse çok mu kötü bir şey yapmış olurlar?
Akp'li hıyarlar neden bu kadar kaba olmak zorundalar peki?
A. Gül kendini bok gibi hissetmiyor mudur, bunca insan kendisinden nefret ederken, üzerine milyonlar husumetini kusarken gece nasıl uyuyabiliyordur? Yazık.
Politika ne kadar kirli?
Çok yorucu. Bu coğrafyayı sevmek çok yorucu. Fransız ihtilalinin bok yemesi bütün bu olup bitenler.
Ben çok çok ütopik bir yerdeyim sanırım, bu yaştan sonra yere de inemeyeceğime göre, kendimce sevmeye devam edeceğim bu toprakları.
0 yorum:
Yorum Gönder